Vibe Or Bye

Beş tarzdan biri

Konuşarak Çözen

Ne hissettiğini söylüyor, karşı tarafı da merak ediyorsun.

Konuşarak Çözen, bir şey canını sıktığında ne susan ne de suçlayan kişidir. Rahatsızlığını sahiplenerek söyler — “sen şöyle yaptın” yerine “ben şöyle hissettim” diye başlar — ve aynı cümlenin içinde karşı tarafın ne yaşadığını da merak eder. Kulağa sıradan geliyor ama ilişkilerde en az rastlanan davranış tam olarak budur.

İlişkide nasıl görünür?

Partneri verdiği sözü unuttuğunda bu tarz “boş ver” demez, “ben zaten önemli değilim” de demez. Neyin unutulduğunu ve bunun kendisinde ne yarattığını söyler, sonra da neden unutulduğunu sorar.

Kıskandığında duyguyu bastırmaz ama partnerine fatura da kesmez. “Şu an kıskandım ve bunun benimle ilgili bir tarafı da var” diyebilmek bu tarzın imzasıdır.

Tartışmada haklı çıkmayı değil, konunun neden tekrarladığını anlamayı hedefler. Bu yüzden aynı kavgayı üçüncü kez yapma ihtimali diğer tarzlara göre belirgin şekilde düşüktür.

Nereden geliyor?

Bu tarz çoğu zaman doğuştan gelen bir sakinlik değil, öğrenilmiş bir beceridir. Genelde iki kaynaktan biri vardır: duyguların konuşulabildiği bir ortamda büyümek ya da tam tersi — konuşulmadığı için ne kadar pahalıya mal olduğunu görmüş olmak.

İkinci grup daha yaygındır. Yani bu sonucu alan birçok kişi, bir zamanlar Sessiz Biriktiren ya da Üstüne Giden'di.

Ne işe yarıyor?

Sorunlar hâlâ küçükken masaya geldiği için birikmiyor. İlişkilerin çoğunu yoran şey büyük krizler değil, çözülmeden üst üste yığılan küçük kırgınlıklardır.

Partner nerede durduğunu bildiği için tahmin yürütmek zorunda kalmıyor. Güven duygusunun büyük kısmı buradan gelir: sürprizin azlığından.

Nerede bedel ödüyorsun?

Karşı taraf aynı dili konuşmuyorsa bu tarz yalnız kalır. Her konuyu açan, her seferinde ilk adımı atan kişi olmak zamanla yorar ve “ben mi fazla uğraşıyorum” hissi doğurur.

İkinci risk daha ince: her şeyin konuşulması gerekmez. Bazı rahatsızlıklar gerçekten kendiliğinden geçer ve her birini gündem yapmak ilişkiyi bir bakım toplantısına çevirebilir.

Bu hafta deneyebileceğin üç şey

  1. Bir konuyu açmadan önce “bu yarın da canımı sıkacak mı” diye sor. Hayırsa bırakabilirsin.
  2. Konuşmayı sen başlattıysan bitirmeyi partnerine bırak; sürekli ikisini birden yapmak yoruyor.
  3. Partnerin aynı dili konuşmuyorsa ondan cümle değil zaman iste: “şimdi olmaz” da geçerli bir cevaptır.

Sende hangi tarz baskın? 10 soruluk ücretsiz testlerden birini çözersen sonucunda baskın ve ikincil tarzını birlikte görürsün.

Testlere göz at

Sık sorulanlar

Konuşarak Çözen çıkmak iyi bir şey mi?

Testlerde “iyi sonuç” diye bir şey yok ama bu tarz, ilişkilerde en az hasar üreten davranış biçimi. Yine de bedeli var: karşı taraf aynı şekilde davranmıyorsa bütün yükü tek başına taşıma riski taşıyor.

Her konuda konuşarak çözen biri olabilir miyim?

Hayır ve olması da gerekmiyor. Çoğu insan bazı konularda konuşabilir, bazılarında susar. Testlerde çıkan sonuç baskın eğilimini gösterir, değişmez bir kimlik değil.

Partnerim konuşmuyorsa ne yapmalıyım?

Konuşmayı zorlamak genelde geri teper. Daha işe yarayan yol, konuşmanın zamanını ona bırakmak: konuyu açtığını söyleyip “hazır olduğunda dönelim” demek. Sessiz Biriktiren tarzını okumak da ne yaşadığını anlamana yardımcı olur.

Diğer dört tarz

Bu tarzın çıktığı testler

Aşağıdaki testlerin hepsi aynı beş tarzı ölçüyor, her biri ilişkinin farklı bir alanında:

Testler bitmesin

Uygulamada sınırsız test, her seferinde farklı sorular ve partnerinle birlikte oynayabileceğin Çift Modu var.

İndirApp Store İndirGoogle Play